Ana Sayfa / Genel / Ruh Sağlığı Yerinde Olan Kişinin Özellikleri Nelerdir?

Ruh Sağlığı Yerinde Olan Kişinin Özellikleri Nelerdir?

Günümüze dek “ Ruh sağlığının” pek çok tanımı yapılmıştır. Normallik ve anormallik deyimleri üzerine yoğun tartışmalara gidilmiş olup halen de bu tartışmalar sürmektedir. Gerçekten normalliğin sınırlarını çizmek ve anormalliğin başladığı yeri tayin etmek güçtür. Çünkü “ normal- anormal” ilişkisi , ayni “ güzel-çirkin”, “ doğru-yanlış”, “iyi-kötü” vb.leri gibi çağdan çağa, toplumdan topluma değişmekte hatta ayni çağda, ayni toplumun değişik kesimlerinde alt kültürde farklı olarak tanımlanmaktadır.

Dünya Sağlık Örgütü ( WHO= World Health Organisation) sağlığı önce “ hastalığın olmayışı”, birkaç yıl sonra “ tam, bir fizik, psişik ve sosyal iyi oluş durumu” ve 1950’li yıllarda ise “ kişinin diğer kişilerle uyumlu ilişki kurması, sosyal ve doğal çevredeki değişikliklere uyması ve ona katkıda bulunması” daha sonra “hastalık ve sakatlığın olmaması, bireyin bedensel, toplumsal, ruhsal iyilik durumu” olarak tanımlamıştır.
“Ruh sağlığı” tanımına daha ayrıntılı olarak ele almak için aşağıdaki “Ruh sağlığı İlkelerini” bilinmesi gerekmektedir.

Ruh Sağlığı Yerinde Olan Kişi

1. Kendini (benlik-kimlik) algılayabilen ve gerçekçi olarak değerlendirilebilen, kendine güvenebilen, saygısı ve sevgisi olan,
2. Başkalarını anlayabilen, onları seven, sayan ve çevresine gerçekçi olarak güvenebilen ve kişiler arası ilişkilerden doyum bulabilen, gerektiğinde onlara ilişkin sorumluluk yüklenen,
3. Ait olduğu grubun (kültürel ve sosyo-ekonomik) normlarına uyan, uymadığında grubunu rahatsız etmeden bunu başarabilen,
4. Yasam güdüsü ve yaratıcılığı olan kendisi için yeterli ve geçerli plan yapan ve başaran, olaylara esnek olarak eğilebilen,
5. Düş kırıklığı ve başarısızlıkları ya da kendi sınırlılığını gerçekçi ve olumlu bir biçimde kabul edebilen gerektiğinde kendine gülebilen, problem çıktığında bunları çözümleyebilen,
6. Değişen durumları değerlendirebilen, bu değerlendirme sonunda yeni seçenekler bulan ve gerek kendisi, gerekse çevresi için en yararlısını seçen ve uygulayabilen,
7. Yeniliklere açık olan, farklılıklara anlayış, esneklik ve saygı gösterebilen;
8. gerektiğinde çevresini biçimlendirebildiği gibi gerektiğinde de biçimlenmiş çevreye uyum sağlayan,
9. Tutum, davranış ve eylemleriyle kendisine ve çevresine rahatsızlık değil, huzur ya da neşe verebilen,
10. Karşılıklı anlaşma, saygı ve sevgiye dayanan heteroseksüel (karsı cinsle) ilişki kurup onu sürdüren, kendisi ve esine doyum sağlayan,
11. Birden çok kaynaktan (güncel ufak olaylardan) ve yaptığından zevk alabilen, üzülebilen, sevinebilen,
12. Uygun yer ve zamanlarda gereken kimselere, bilgi, duygu, düşünce, inanç ve tutumlarını aktarabilen kimse’dir.

Özet olarak anlamada, sevgide, çalışma ve başarmada eylemde yeterli olan kişi ruh sağlıklı olarak kabul edilebilir. Bu tür bedensel, ruhsal sosyokültürel gelişmişlik ve sağlıklılığa ulaşmak zordur. Ancak yine de ruh sağlıklı sayılabilmek için yukarıda sayılan maddelerin çoğunda basarili olmak gerekmektedir.

Doğarken bireyin taşıdığı genetik ve biyolojik özelliklerin üzerine psiko-sosyal çevre tarafından ilave edilen bilgiler onun duygu, düşünce, inanç tutum ve davranışlarına yön vermekte ve onun kişiliğini oluşturmaktadır.

Normal uyumunu yapmış kişi için sorun yoktur, ancak bireylerin yaşamlarında büyük engellenmeler, düş kırıklıkları ya da çatışmalar olursa onların sorunlarına mantıklı=akılci (rasyonel) yolla değil, nörotik yolla çözüm aramaya baslar ki bu da anında olmazsa bile, bir süre sonra diğerlerinin dikkatini çeker. Nörotik yolla çözüm arayışı, yukarıdaki maddelerin birinin tümünde, bir kaçında ya da çoğunda sapmaların var olusu demektir. Bu sapmalar ise psikiyatrik semptomatolojiyi oluşturmaktadır.

Bu tür semptomların meydana gelişi ise ayni bedensel hastalıklardaki ateş yükselmesi ya da iltihaplanma gibi savunucu, koruyucu ve onarıcı niteliktedir. Ve ruh sağlığı bozulan bir bireyde bilinç dışı bir olgu olarak meydana gelmektedir ve amaçlıdır.

Duygusal (affektif) ya da psiko-sosyal nitelikte olan bu semptomlar bireysel zorluklardan ya da açılardan hastaca olsa da kaçışı ve kişiyi hayalci ya da subtitü (yerine koyma) yolla rahatlandırmayı temin etmektedir.

Bu durumda bazen kişi kendindeki bozulmayı anlayıp tedavi arayabilir. Bazen yakınlarının uyarıları ile bunu yapar. Bu uyarı ya da yöneltmeye cevap (yanıt), kişilerde çeşitli tepkilere yol açar, tedaviye giden yol hasta kişinin doktora sevki için bazen yasal güçlerin de katılımını gerektirmektedir.

Kişideki bozukluğun derinliği ve kapsamlılığı yani sıra, hekim ve tedavi ekibine bilgisi ve hastalanan bireyin çevresindekilerin tutumu semptomların kalkma süresi ve düzelmenin sürekliliğine katkıda bulunan etmenlerdir.

1- Hasta , 2- Çevresindeki kişiler, 3-Tedavi ekibi üçlüsünün işbirliği hastanın düzelmesine çok yardımcıdır.

Yazar: Ozan AKDÖKER

Bu da Var

Panik Atak Kitapları – Panik Atak İçin Kitap Önerileri

Merhabalar değerli takipçilerim, bugün sizlere kendinizi mutlu hissedeceğiniz ve sizin hayatınıza belli bir amaç katacak …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir