Ana Sayfa / Genel / Psikoterapi Nedir? Nasıl Uygulanır?

Psikoterapi Nedir? Nasıl Uygulanır?

• Yoğun bir travma mı geçiriyorsun?
• Ya da belki kötü bir ruh hali içerisindesindir.
• İş yerinde ya da aile hayatında sorunlar mı yaşıyorsun?
• Öfke problemin mi var?
• Daha önce yapmaktan hoşlandığın şeyleri yapmaktan hoşlanmıyor musun?
• Topluluk önüne çıktığında gereğinden fazla mı heyecanlanıyorsun? Yani sosyal fobi sorunun mu var?

Yukarıda sayılan cümlelere bakacak olursak, görüldüğü üzere psikoterapi birçok alanla ilgilenmektedir. Hayatımızın belli dönemlerinde hepimizin karşı karşıya kaldığı zor dönemler vardır. Bu dönemlerin içinden çıkılamaz olduğunu düşünüp kendimizi sorunların içine daha fazla hapsederiz. Sanılanın aksine, terapi seçeneğini değerlendirmeniz başlattığınız ilk umut ışığı olacaktır.

Günümüzde insanlar, terapi kavramını itici bir durum olarak karşılamaktadır. İnsanlar terapi alsalar bile, terapi aldıklarını yakın çevrelerinden gizlemektedir. İnsanlar terapi aldıklarını söylediklerinde diğerlerinin ona karşı ön yargılı yaklaşacaklarını düşünmektedir. Kendisine “hasta” olarak bakılacağını düşüncesi kişiyi suçluluk ve utanç kavramlarını yaşamasına itmektedir. Makalemize yaptığımız bu kısa girişten sonra psikoterapi kavramını biraz açmanın doğru olacağını düşünüyorum.

Psikoterapi nedir?

Psikoterapi, uzman biri (psikoterapist) aracılığıyla, çeşitli konularda problem yaşayan bir kişinin sorunları hakkında farkındalık kazanması ve farkındalık kazandığı sorunları çözebilmesi amacıyla yapılan bir iş birlik sürecidir. Özetle psikoterapiyi çeşitli zihinsel ve duygusal zorluklara sahip olan kişiler için bir yardım alma aracı olarak açıklamak mümkündür.

Psikoterapi çocuklara, yetişkinlere, çiftlere yapılmakta ve bireysel terapi veya grup terapisi olmak üzere uygulanmaktadır.

Terapi sürecine gelecek olursak; ortalama bir oturum 40 ile 50 dakika arasında sürmektedir. Bunun yanında ortalama, haftada bir seanslar yapılmaktadır. Sorunun türüne göre seanslar aylar sürebileceği gibi birkaç seans da sürebilmektedir. Oturumlar konusundaki düzenlemeler terapist ile danışan arasındaki ortak kararlar sonucu belirlenmektedir. Aşağıda birçok kişinin aklında olan ve psikoterapi sürecini hakkında kafasında kalan bazı soru işaretlerinin açıklamaları yer almaktadır.

Psikoterapistimle Konuştuklarım Gizli Kalır mı?

Terapi alan bir kişinin aklına ister istemez, konuştuğum şeyler aramızda kalır mı düşüncesi gelmektedir. Evet, seans içerisinde konuştuklarınızın hepsi, sizinle terapistiniz arasında gizlilik içinde kalmaktadır. Gizlilik bir psikoterapi seansının temel ilkesini oluşturmaktadır. Bu nedenle terapistiniz ile sorunlarınızı rahat bir şekilde konuşabilirsiniz. Böylece alacağınız olumlu sonuçlar artacaktır.

Psikoterapi Süreci Nasıl İlerler?

Psikoterapi süreci terapist ile danışan arasındaki iş birliği ile ilerleme göstermektedir. Terapist ile öncelikli olarak çözmek istediğiniz sorun konusunda işbirliği sağlarsınız. Daha sonrasında ise süreç, terapistin sorunlarınızı çözmeniz konusunda kılavuzluk etmesi ve sizin yeni bakış açıları kazanmanız ile devam etmektedir.

Psikoterapi mi Almalıyım, İlaç mı Kullanmalıyım?

Bu soruya vereceğimiz yanıt, ilacın ve terapinin de hastanın tedavi sürecindeki durumuna bağlı olarak değişkenlik gösterebileceğidir. Var olan sorunun tipine göre, terapinin yanı sıra ilaç kullanılması da önerilmektedir. Yapılan araştırmalara göre terapide en iyi sonucun psikoterapi ve ilaç kullanımının beraber olmasıyla gerçekleştiğini ortaya koymaktadır.

Psikoterapi Gerçekten Sorunlarımı Giderebilir mi?

Günümüzde birçok insan, psikoterapinin yararlılığı konusunda şüphelere sahiptir. Araştırmalara göre, psikoterapi sonucunda hastanın yaşadığı belirtilerin azalması ya da ortadan kalkması, yüksek bir orana sahiptir. Kişinin kazandığı bu yararlar aynı zamanda çeşitli beyin görüntüleme aygıtlarıyla da gösterilmiştir. Örneğin depresyon hastası bir kişinin,terapi öncesi ve terapi sonrası beyinsel hareketleri görüntülenmiş ve olumlu anlamda çeşitli değişiklikler görüntülenmiştir.

Terapi Bittikten Sonra Ne Olur?

Ağır bir soğuk algınlığı ya da grip ile karşılaştığınızı düşünelim. Doktorunuza gittiniz ve size çeşitli ilaçlar yazdı. Hastalığınızın yavaş yavaş geçmeye başladığını hissettiniz. Muhtemelen daha sonra da doktorunuza kontrol için gittiniz. Bu durumun aynısını psikoterapi seanslarınız bittikten sonra da yaparsınız. Seanslarınız bittikten sonraki süreçte terapistinizle, durum değerlendirmesi yapabilirsiniz. Bu durum, terapi sürecinde kazandığınız becerileri nasıl uyguladığınızı görmenizi sağlar.

Hangi Psikoterapi Modelini Tercih Etmeliyim?

Psikoterapi, insanların düşünce, duygu, davranış ve ilişkileri ile ilgili değiştirmek istedikleri noktalarda kendilerine destek sunan bir psikolojik yardım süreci olarak düşünülebilir.

Literatürde, farklı sınıflandırmalara göre farklı sayılarda psikoterapi modeli olduğunu görüyoruz. Bu modellerin sayısı, nereden bakarsanız yüzlü sayılarla ifade edilebilir. Hatta bazıları, meselenin öznel boyutuna vurgu yapmak için “Terapist sayısınca terapi vardır.” demektedirler.

Son dönemlerdeki genel eğilim ise, bütün bu “farklı” terapi modellerinin, insanlara fayda sağlayan ortak noktalarını tespite dönüktür. Yani, artık psikoterapi sistemleri açısından, “Filanca terapiyi üstün yapan özellikler nelerdir?” tarzında soru sormaktan çok, “Bunca farklı terapi modellerinin, insanlara fayda sunan ortak noktaları nelerdir?” şeklindeki soruları önemsiyorlar.

Hal böyle iken, bazı terapistler (hatta danışanlar bile) kendi terapi modellerinin diğerlerinden üstün olduğunu ispata dair çaba içerisine girmektedirler. Bence bu son derece işlevsiz bir çabadır. İşlevsizdir, çünkü kişileri yeniliklere kapalı ve tutucu hale getirebilir. Ben kendi adıma okuduğum ve öğrendiğim her terapi modelinde ayrı bir güzellik görüyor ve bu modellerin teorisyenlerine hürmet ediyorum. Demem o ki, her terapi modelinin kendi içinde bir işlevselliği ve güzelliği vardır.

Peki bir danışan olarak siz ne yapabilirsiniz?

Yardım almak istediğiniz psikoterapistle bir ön görüşme yapabilirsiniz. Sorununuzu ve beklentilerinizi paylaşabilir, size hangi terapi modeliyle, nasıl yardım sunacağını öğrenebilirsiniz. Terapinin öngörülen süresi ve maliyeti hakkında bilgi alabilirsiniz.

Daha iyi psikoterapi aramaktansa size uygun psikoterapi modeli arayışında olmanızı öneririm. Mesela, maliyeti açısından sizi zorlayabilecek (haftada 2 seans ve 2-3 yıl sürebilir) dinamik terapiye başlamak, şayet şartlarınız uygun değilse çok makul olmayabilir. Bunun yerine daha kısa süreli, sorun çözme terapisini tercih edebilirsiniz.

Özetle, en iyi terapi değil, size fayda sağlayabilecek terapi modelinin aramanızı öneririm.

Bu yazımda “Terapi Nedir?” sorusunu ve “terapi süreci”ni konu edineceğim. Meseleyi, daha kolay anlaşılsın diye soru-cevap formatında ele almaya çalışacağım.

Terapi Nedir?

Terapinin kelime anlamı, tedavi, iyileştirmedir. Ancak ben, çok genel olan bu tanımı, daha spesifik bir bağlamda, psikoterapi bağlamında kullanıyorum bu yazımda.

Terapi, en geleneksel anlamıyla, Sigmund Freud’tan hareketle “konuşma yoluyla gerçekleştirilen tedavi” olarak düşünülebilir. Yani terapi sürecinde, genel olarak bilinen tedavi yöntemleri olan ilaç tedavisi veya cerrahi müdahale gibi yöntemler kullanılmaz. Peki bu durum, her konuşmayı terapi olarak düşünmemize yol açmalı mı? Hayır. Terapi, kendi içinde sistemli, görece yapılandırılmış bir süreçtir. Çok genel olan bu tanım, pek çok psikoterapi kuramına ve psikoterapiste göre değişiklik gösterebilir.

Terapi Süreci Nasıl Gerçekleşir?

Terapi süreci genelde, kişilerin psikolojik bir sorunları olduğunu fark etmesiyle başlar. Terapiden haberdar olanlar direkt bir terapi arayışına girebilir. Bazıları ise, bir yakınlarının veya arkadaşlarının önerisiyle terapi ve terapist arayışına giriyorlar. Bunlarla birlikte benim son zamanlarda gözlemlediğim durumlardan biri de, psikiyatristlerin hastalarına bir terapi sürecini önermeleridir. Yani kendileri psikoterapi hizmeti vermeyen psikiyatristler hastalarına “Bir psikolog desteği almalısınız.”, “Bilişsel-Davranışçı Terapi desteği almalısınız.”, “Şema Terapi desteği almalısınız.” gibi önerilerde bulunuyorlar. Terapi sürecinin nasıl ilerleyeceği, terapi ekolüne ve terapistin anlayışına göre değişiklik gösterebilir. Bununla birlikte genel bir süreci şu şekilde izah edebiliriz:

  • İlk görüşmede terapist ve danışan (hasta) tanışır. Terapist terapi süreci hakkında bilgi verir danışanına. Danışanın ihtiyaç ve beklentileri netleştirilir. Bir hedef listesi oluşturulur. Seans sıklığı, süresi ve ücretleri netleştirilir. Bu sürece genel olarak “yapılandırma” denebilir.
  • Terapist ve danışan (hasta) belirlenen aralıklarda, belirlenen süre doyunca görüşmek üzere bir araya gelir.
  • Seanslarda, terapistin sahip olduğu kuram çerçevesinde çalışmalar yapılır.
  • Danışanın seanslar arasında neler yapacağı her seansın sonunda ele alınabilir. Bir sonraki seansta da, geçen zaman zarfında neler yapıldığı değerlendirilebilir.
  • İstenilen hedeflere ulaşıldığında süreç sonlandırılır.

Terapide Hangi Enstrünmanlar Kullanılır?

Terapide hangi enstrünmanların ağırlıklı olarak kullanılacağı, terapi modeline ve terapistin anlayışına göre değişebilir. Genel olarak kullanılan değişim araçları şunlardır:

  • Duygular: Danışanların hissettiği rahatsız edici duygular ve hissetmek istediği iyi duygular üzerinde durulur. Burada danışanın “Ne hissediyorum?” sorusunu sorabilmesi ve cevaplayabilmesi önemli bir hedeftir.
  • Düşünceler: Danışanın sahip olduğu düşünce yapısı ele alınır. Buradaki soru “Ne düşünüyorum?” veya “Zihnimden neler geçiyor?” şeklinde olabilir. Düşünceler kısmına, kişinin zihninde yer alan imaj veya hayaller de yer alabilir.
  • Davranışlar: “Ne yapıyorsun?” sorusu terapinin önemli sorularından biridir. Terapide, kişinin yaşadığı sorunlara etki eden davranış kalıpları üzerinde durulur.
  • Bedensel Duyumlar: Vücudumuzda ne olup bittiği psikoterapide son derece önemlidir. Kalbimizin hızlı çarpması, terlememiz, ellerimizin uyuşması, içimizde hissettiğimiz boşluk vb. terapide ele alınabilecek deneyimlerdir.
  • Rüyalar: Bazı terapi ekolleri (psikanaliz gibi) terapi sürecinde rüyaları ele alabilir.
  • Terapist – Danışan İlişkisi: Terapist ile danışan arasında gerçekleşen ilişki de, hem danışanın sorununa işaret etmesi hem de değişimin gerçekleşmesi açısından son derece önemlidir.

Bu maddeler, terapistin anlayışına göre daha da artırılabilir. Dikkatinizi çekmiş olabileceği gibi, psikoterapide tek ve belirli bir yöntemden bahsedemiyoruz.

Terapi Ne Kadar Sürer?

Terapide seans süresi ortalama olarak 45-60 dakika arasında değişkenlik gösterebilir. Bazı çift veya evlilik terapistleri seanslarını 90 dakika olarak gerçekleştirebiliyorken, bazı terapistler de sürelerini 30 dakika ile sınırlandırabiliyorlar.

Toplam seans sayısı açısından da son derece farklı uygulamalar söz konusudur.  Çözüm Odaklı Terapi gibi terapi modellerinde 3-6 seans yeterli görülürken, Dinamik Psikoterapi gibi bazı terapilerde süre haftada 2-3 seans olmak üzere toplamda 3-4 yılı bulabilmektedir. Süresi Sınırlı Dinamik Psikoterapi gibi modeller de seans sayılarını (Mesela 24 seans gibi) baştan belirleyebiliyorlar. Anlaşılacağı üzere, toplam seans sayısı açısından da bir standardizasyon söz konusu değil.

Toplamda terapinin kaç seans süreceği pek çok faktöre göre değişebilir. Bu faktörler arasında, terapi modelinin yapısı, söz konusu sorunun yapısı, danışanın ekonomik durumu vb. gösterilebilir.

Kimler Terapi Yapabilir?

Kimlerin terapi yapabileceği ülkeden ülkeye değişkenlik gösterebilse de, genel olarak belirli bir terapi modeli ile ilgili gerekli eğitimleri, sertifikaları veya diplomayı alan uzmanlar terapi yapabilirler.

Terapi Ücretleri Nasıl Belirlenir?

Terapi ücretleri Türkiye’de serbest piyasa mantığıyla belirleniyor. Yani her terapist veya kurum, ücretini kendisi belirliyor. Terapi ücretinin belirlenmesinde şu faktörler etkili olabilir:

  • Uzmanın eğitim düzeyi, akademik kariyeri vb.
  • Terapi merkezinin veya ofisin yer aldığı muhit
  • Kişisel tercihler

Terapist Seçiminde Nelere Dikkat Edebilirim?

Terapist seçiminde bazı noktalara dikkat etmeniz işinize yarayabilir:

  • Terapistinizin ihtiyacınız olan konuda eğitim almış olması önemlidir. Diyelim ki, panik atak sorunu yaşıyorsanız, panik atak konusunda eğitim ve deneyimi olan birisinde terapi görmenizde fayda var.
  • İyi bir insani ilişki kurabileceğiniz uzmandan destek almanızı tavsiye ederim. Bunun için de, destek alacağınız uzman hakkında araştırma yapmanızı ve mümkünse kendisiyle bir ön görüşme yapmanızı öneririm.
  • Ücret olarak sizi yormayacak bir terapi sürecine başlamanızı öneririm.
  • Yol olarak sizi yormayacak bir mesafeden terapi desteği almanızı öneririm.
  • Terapi sürecinde yaşadığınız her türlü keyifsiz deneyimi terapistinizle paylaşmanız son derece önemlidir. Terapistiniz anlayışlıysa bir sorunu imkana dönüştürmüş olursunuz. Anlayışlı değilse de terapistinizi değiştirirsiniz.
  • Son olarak, konuyla ilgili olabilecek En İyi Psikolog Arayışının Analizi yazımı okuyabilirsiniz.

Terapi süreci ile ilgili düşüncelerinizi yazının yorum kısmından benimle paylaşırsanız memnun olurum. Muhabbetle kalın.

Yazar: Ahmet Can Alkan

Bu da Var

Kişisel Gelişim İçin Neler Yapılmalı?

Ev ortamında nasıl kendinizi geliştireceğinizi öğrenmek ister misiniz? Herkesin özel kurslara, kişisel gelişim merkezlerine gidebilme …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir