Ana Sayfa / Genel / Öfke Kontrolü Tedavisi Nasıl Olur?

Öfke Kontrolü Tedavisi Nasıl Olur?

Öfke Kontrolü Tedavisi meselesini ele almaya çalışacağım bu yazıda, temel olarak şu sorulara cevap vermeye çalışacağım:

  • Öfke Nedir?
  • Öfke Kontrolü Nedir?
  • Öfke Kontrolü Tedavisi ve Psikoterapi?
  • Öfke Kontrolü Nasıl Sağlanır (Yapılır)?

Şimdi isterseniz, yukarıdaki soruları sırasıyla ele almaya başlayalım.

Öfke Nedir?

Öfke kontrolü tedavisi hakkında konuşabilmek için, öncelikle öfkeye dair düşüncelerimizi netleştirmemiz gerekir. Öfke, insan olmamız hasebiyle hepimizin zaman zaman deneyimleyebileceği bir duygudur. Bu yüzden, öfkenin tanımı üzerinde durmaktan ziyade, onunla ilgili bazı noktalara dikkat çekmek istiyorum:

  • Öfke son derece insani bir duygudur. Her insan, belirli durumlarda öfke yaşayabilir. Önemli olan, öfkenin ne zaman, nasıl ve ne yoğunlukta yaşandığıdır.
  • Öfke, insanın duygu sisteminin bir parçasıdır. Dolayısıyla, “Neden öfkeleniyorum?” sorusu, şayet “Öfkelenmemeliyim!” anlamı taşıyorsa çok gerçekçi bir soru değildir. Çünkü, insan nasıl ki görür, nasıl ki işitir, nasıl ki üzülür veya mutlu olur, aynı şekilde de öfkelenir. 
  • Öfke bir duygu yaşantısı olarak, güçlü hissetmek, hakkımızı aramak, bir haksızlığa engel olmak, harekete geçmemiz için motivasyon sağlamak gibi pek çok pozitif işleve sahiptir aslında. Ancak aynı öfke duygusu, yanlış şekilde yaşandığında, ileri düzey tahribata (etrafı kırıp dökmek, birini öldürmek gibi) yol açabilecek kadar yıkıcı olabilmektedir.
  • Öfke, kişiye göre ve kültürlere göre değişkenlik gösterebilir. Beni öfkelendiren bir durum sizi öfkelendirmezken, aynı toplumun büyük bir kısmını öfkelendiren bir durum başka bir toplumu genel olarak öfkelendirmeyebilir. Öfkenin yaşanma şekli, cinsiyet, yaş, eğitim durumu, kişilik yapısı gibi pek çok faktöre bağlı olarak değişiklik gösterebilmektedir.
  • Öfke genelde “ikincil duygu” olarak yaşanır. Bunun anlamı şudur: Öfkenin altında çoğunlukla, engellenmişlik, haksızlığa uğramışlık, aşağılanmışlık, çaresizlik, yetersizlik, incinme, terk edilme, yalnızlık, yok sayılma, dayatma gibi başka duygular yer alır.
  • Öfkenin, “hafif düzeyde kızgınlık” ile “hiddet” ve “şiddet” arasında yaşanan çok farklı düzeyleri vardır.
  • Öfke yaşantısında, duygu, düşünce, bedensel tepki ve eylem aynı anda sergilenir. Bu yüzden, öfke yaşantısını anlamaya kalktığımızda, “Ne hissediyorum?, Zihnimden ne geçiyor? Bedenimde ne oluyor? ve Ne yapıyorum? gibi soruları sorabilmeyi öğrenmemiz gerekir.

Öfke Nasıl İfade Ediliyor?

Yukarıda, öfkenin son derece insani ve doğal bir duygu olduğunu dile getirdik. Son derece insani olan bu duyguyu yaşama açısından insanlar son derece farklı tepkiler verebiliyorlar. Öfkesini yaşama şekilleri açısından insanları kabaca şu şekilde kategorize edebiliriz:

  • Öfkesini hissetmekte zorlananlar: Bu yazıyı okuyor iseniz, öfkenizi hissetmekte zorlanma ihtimaliniz bana düşük gibi geliyor. Ancak bazı insanlar, öfkelerini yok sayarak, bastırarak, inkar ederek kendilerinden uzak tutarlar. Bu gibi kişiler, aşağılanma, hakarete uğrama, haksızlığa maruz kalma gibi durumlarda bile öfke duygusunu yaşamakta zorlanırlar. Bu tutumları, etrafındaki kişilerce olumlu görülüp pekiştirilebilir. Ancak son tahlilde istismar edilmekten kurtulamazlar.
  • Öfkesini saldırganlıkla ifade edenler: Bu grupta yer alan insanlar, genelde durumla orantısız öfke yaşarlar. Çok fazla bağırıp çağırır, hakaret edebilir, saldırgan tutum içine girebilirler. Bunların öfkelerinin genel yıkıcılığından bahsedebiliriz.
  • Pasif agresif tutum içinde olanlar: Pasif agresif tutum sergileyenler, bağırıp çağırmaz, saldırgan davranmaz ve genelde mülayim görünürler. Ancak, sergiledikleri tutumlarla (sakinlikleriyle mesela) karşısındakinin öfkesini tetiklerler.
  • Öfkesini yönetebilenler: Bunlar, şu ya da bu şekilde öfkelerini kontrol etmeyi öğrenmiş olan kişilerdir. Öfke kontrolü tedavisinin de asıl amacı, insanlara öfkelerini kontrol etmeyi, öfkelerini yönetebilmeyi öğretmektir.

Öfke Kontrolü Nedir?

Öfke kontrolü, öfke duygusunun doğru zamanda, doğru şekilde, doğru yoğunlukta ifade edilebilmesi demektir. Öfke kontrolü ile ilgili bazı noktaların altını şu şekilde çizelim isterseniz:

  • Öfke kontrolü öfkelenmemek değildir. Öfke kontrolü, öfkemizi uygun bir şekilde yaşayabilmektir.
  • Öfke kontrolü ile asıl hedef, mağdur olmamak ve karşımızdakini mağdur etmemek arasında bir denge sağlayabilmektir. Öfkenin ifadesinde sorun olan durumlarda, ya kendimiz mağdur oluyoruz (boyun eğerek, istismar edilerek, hakkımızı yedirerek vb.) veya karşımızdakini (saldırganlık yaparak, hak yiyerek vb.) mağdur ediyoruz.
  • Öfke kontrolü, öğrenilebilecek bir şeydir. Öfkemizi ifade etme şeklimiz büyük oranda öğrenmelerle şekillenir. Psikolojik danışmanlık ve psikoterapi gibi yöntemler, öfke kontrolü için bize destek sunabilirler.

Öfke Kontrolü Tedavisi İçin Psikoterapi

Psikoterapi veya psikolojik danışmanlık, kişilerin yaşadıkları psikolojik sorunların çözümü için geliştirilen psikolojik destek yöntemleridir.

Öfke Kontrolü için gerçekleştirilecek psikoterapi sürecinde ise genel olarak şu noktalar dikkate alınır:

  • Öncelikle kişinin öfke yaşantısı tanımlanır. Kişinin sorması gereken soru şudur: Öfkemi nasıl yaşıyorum? Bunu biraz daha açarsak, “Öfkelendiğimde hangi duyguların etkisinde kalıyorum?”, “Öfkelendiğimde aklımdan ne gibi düşünceler geçiyor?”, “Öfkelendiğimde bedenimde neler oluyor?” gibi soruları sorma becerisi geliştirilmelidir.
  • Kişi için öfke yaratan durumlar netleştirilir. Bunun için sorulacak soru şudur: Hangi durumlarda öfkeleniyorum?
  • Öfkenin anlamı ele alınır. Çünkü öfke, herkes için farklı bir anlam ifade edebilir. Öfkenin kişisel anlamlarından bazıları şunlar olabilir: “Alttan alırsan ezilirsin.”, “Hakkını aramazsan aptal yerine konulursun.”, “Asla haksız görülmemelisin.” Öfkenin kişisel anlamını yakalamak için danışanın kendine, “Öfkelenmek benim için ne anlama geliyor?”
  • Öfkelenmenin, kişi açısından sonuçları netleştirilir. Bunun için sorulabilecek soru şudur: Bu şekilde öfkelenmem, pozitif ya da negatif ne gibi sonuçlar doğuruyor? Burada son derece önemli olan nokta, sonuçların “kişisel” olarak bir değer taşıdığıdır. Size göre “yıkıcılık” olan bir sonuç, karşınızdaki için, “zafer” anlamı taşıyabilir.
  • Öfkenin altındaki temel duygular fark edilmeli. Bu birincil duygular keşfedildiğinde, onlarla başa çıkmanın daha sağlıklı yolları bulunmalı. Mesela kişiyi öfkelendiren birincil duygu, “haksızlığa uğramışlık” olabilir. Bu durumda, kişinin hakkını araması için daha işlevsel yollar (açıkça talep etmek, karşısındakine sınır koymak vb.) keşfedilmeli ve kullanılmalıdır.

Yazar: Psikolojik Danışman Yusuf BAYALAN

Bu da Var

Kişisel Gelişim İçin Neler Yapılmalı?

Ev ortamında nasıl kendinizi geliştireceğinizi öğrenmek ister misiniz? Herkesin özel kurslara, kişisel gelişim merkezlerine gidebilme …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir