Ana Sayfa / Genel / Karşınızdaki Kişiyi Nasıl Etkilersiniz?

Karşınızdaki Kişiyi Nasıl Etkilersiniz?

Genç yetişkinlik dönemi (18-25 yaş arası) bireyin ait olma ihtiyacının giderildiği önemli bir gelişim evresidir. Bu dönemin sağlıklı atlatılması bir sonraki yaşam evresi için oldukça önemlidir. Sevme sevilme ait olma duygusunu yaşamak için birey arayış içindedir ve karşı cinse karşı tabiri caizse radar pozisyonunda beklemektedir. Gel gelelim, sevelim sevilelim iyi hoş da evlensek anlaşabilir miyiz? Bu benim için doğru bir eş olabilir mi? soruları karşımıza çıkmaktadır.

# Bazı İpuçları Var

Sizce istediğimiz kişiyi kendimize aşık edebilir miyiz? Veya karşımızdaki kişi istediği zaman bizi kendisine aşık edebilir mi? Elbette bu mümkün değil. İnsanlar robotlar gibi belli bir kalıplar içine hiçbir zaman sığmamıştır. Onun için kimse istediği şeyi karşısındaki kişiye empoze edemez ama bazı psikolojik temel unsurlarla bu olaya alt yapı hazırlayabilir. Bu alt yapı hiç azımsanacak cinsten de değildir. Aşk bilinçdışında başladığı için bazı davranışlarla buna etki etmek son derece önemlidir. Hoşlanmayı etkileyen beş temel unsur vardır. Platonik bir aşıksanız bunlar tam sizin için.

# Kızlar Kimlerden Hoşlanır

Kadınlar evlenecekleri eş adaylarının nezaketli, sevecen, romantik ve duygusal olması özelliklerine erkeklerden daha yüksek oranla dikkat etmişlerdir. Yine kadınların, eşin çağdaş olması ve kadın erkek eşitliğine inanmasına yönündeki beklentileri erkeklerden manidar düzeyde farklı bulunmuştur. Ayrıca gelir düzeyi üst düzey olan üniversite öğrencilerinin eşin zengin, iyi bir iş ve statü sahibi olması özelliklerine daha fazla vurgu yapmış olmaları da dikkati çekmiştir. Bunun yanında potansiyel eşin yatırım yeterliğine işaret ettiği düşünülen enerjik, zeki, özgüvenli olma gibi özelliklerin de üst düzey gelire sahip öğrenciler tarafından daha anlamlı bir biçimde vurgulandığı görülmüştür.

# Erkekler Ne İster

Erkekler kadınlara nazaran daha yüzeysel şeyler istemişti. Yıllardır araştırılan kadın-erkek beyini arasındaki fark yine kendini ortaya koymaktadır. Erkek öğrenciler üzeride yapılan araştırmada erkek öğrenciler için ise eşin güzel, hamarat, çocuk bakımından anlıyor, fiziksel olarak çekici, bakire, iyi yemek yapıyor, ilk kez evleniyor, gelenek ve göreneklerine bağlı olması tercih edilen öncelikli özellikler olarak bulunmuştur. Erkek daha düz ve basit şeyler üzerine beklentilere girerken, kadınların istek ve beklentileri daha detaylı ve karmaşık.

1- Mekânsal Yakınlık: Sevdiğiniz kişi ile elinizden geldiğince birlikte zaman geçirmeye veya aynı ortamda bulunmaya bakın. Sokaktan geçen birisi mi size ilanı aşk etse daha çok etkilenirsiniz, yoksa aynı sınıfta olduğunuz birisi mi? Emin olun aynı sınıfta olduğunuz kızın/çocuğun size açılması sizi daha çok etkileyecektir. Genelde de böyle olmuştur. Hatta üniversiten bir hocam bunu anlatırken ilginç bir örnek vermişti. “Bir eşekle aynı odada 10 saat dursanız, 10 saatin sonunda odadan çıkarken ne kadar güzel gözlerin varmış dersiniz” demişti. Şöyle somut bir örnekle de açıklayacak olursak; dikkat edersek çevremizde hemşire-doktor, öğretmen-öğretmen tarzı çiftleri sıklıkla görebiliriz.

2- Fiziksel Çekicilik: Fiziksel çekicilik hangimiz için önemli değil? Kendimize yalan söylemeyeceğimizi var sayarsak hepimizin için önemlidir. Daha önce de aşkın genlerimizi geleceğe en iyi aktaracak kişiyi bulmak olarak söylemiştik. Bu yüzden güzel olarak nitelendirdiğimiz kişilere aşık oluruz. Fiziksel çekiciliğin önemini vurgulamak için bilim adamları bu konuyu derinlemesine incelemiştir. Çenenin yuvarlak mu uzun mu, gözlerin çekik mi düz mü burunun kemikli mi düz mü olanın daha çekici olduğunu incelemiş ve puanlamışlardır. Ve yüz olarak aşına simalara aşık oluruz. Aynada en çok kendimizi görürüz ve bize benzeyen insanları seçeriz. (Tabi ki de bunun farkında olmuyoruz.) O yüzden, Brad Pitt ve Angelina Jolie örneğini burada da verebiliriz. İkisi de renkli gözlü, beyaz tenli ve kumral. Fiziksel benzerliği de yok saymamak lazım.

3- Benzerlik: Psikolojide zıt kutuplar birbirlerini çekmez aksine en uzak yerlere iter. O yüzden zıt kutuplar birbirini çeker sözünü bu madde için kullanmıyoruz. Karşıdaki kişiyle siyasi görüşümüzün, tuttuğumuz takımın, sevdiğimiz şairin veya başka bir noktadan mutla buluşmamız lazım. Kişisel özellikleri aynı olan çiftler de bu yüzden daha iyi zaman geçirir ve daha mutludurlar. Unutmayın! Zıt kutuplar bizde çekmiyor, itiyor. Türk Filmlerindeki “Aaa ne kadar da ortak noktamız var” klişesini ağız tadıyla kullanabilirsiniz.

4- Karşılıklı Hoşlanma: Hoşlandığınız kişiye açılmadan önce siz onun gözünde nötr bir uyarıcısınızdır. Fakat ona, onu sevdiğinizi söylediğiniz andan itibaren artık sıradan birisi değilsiniz. Nötr bir uyarıcıyken o sayı doğrusu ya olumluya doğru ya da olumsuza doğru gidecektir. O yüzden karşınızdaki kişiye her ne koşulda olursa olsun açılmaktan kaçınmayın. Eğer olumluysa karşılıklı hoşlanma kuralındaki gibi iyi bir aşka zemin hazırlayabilir.

5- Son ve en önemli maddemiz karşındaki kişinin size yatırım yapmasını sağlayın. Karşınızdaki kişi size maddi, manevi yatırım yapmalı. Size pahalı bir hediye alması, özel bir günde gösterişli bir akşam yemeğine götürmesi maddi bir yatırımdır. Sizinle zaman geçirmesi, kendi işinden fedakarlık etmesi ve hayaller kurması da manevi yatırımlardır. Kız/Erkek fark etmez. Karşınızdaki kişinin size yatırım yapmasını sağlayın. Ne kadar çok yatırım modeli olursa o ilişkinin uzunluğu ve kişinin size bağlılığı da o kadar artar. Unutmayın kimse zaman harcadığı, üzerine geleceğe dönük yatırım yaptığı bir şeyden kolay kolay vazgeçemez.

Yazar: Mehmet Tarık ÇAY

Bu da Var

Kişisel Gelişim İçin Neler Yapılmalı?

Ev ortamında nasıl kendinizi geliştireceğinizi öğrenmek ister misiniz? Herkesin özel kurslara, kişisel gelişim merkezlerine gidebilme …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir