Ana Sayfa / Genel / Bir Psikoloğun Bir Günü

Bir Psikoloğun Bir Günü

Saat sabah 5’e çeyrek var. Güne her zamanki gibi erken başladım. Bu saatte kalktığımı söyleyince çevremdeki birçok kişi şaşırıyor. Bir psikolog olarak ben böyleyim her zaman erken kalkarım çünkü erken kalkanın yol alacağına inananlardanım. Kısacası bu bakımdan kuşlarla ortak bir yanım var.

Saat 6 olmak üzere. Ben bugünkü meditasyon ve nefes egzersizlerimi bitirmek üzereyim. Haftanın 5-6 günü günde 1 saat meditasyon ve nefes egzersizlerini düzenli olarak yapıyorum. Yaptığım bu meditasyon ve nefes egzersizleri kendimi toplamamı ve sakin kalmamı sağlıyor. Meditasyon ve nefes egzersizlerime her gün bir saat ayırarak başlamadım tabii ki. 25 yıl önce günde 20 dakika bu egzersizlere ayırarak başladım ve zamanla bu süreyi artırdım.

Ah saat tam da 6.30 olmuş. Önümde hafif bir kahvaltı var. Sonbahar ve kış mevsimlerinde kendimde mevsimsel duyuşsal bozukluk belirtilerini gözlemliyorum. İşte bu nedenle kahvaltı yaparken her sabah bir adet de gazete okurum. Bu eylemi uzun süredir alışkanlık haline getirdim böylelikle sonbahar ve kış mevsimlerinde kendimi daha iyi hissedebiliyorum.

Saat 7-8.30 arası spor salonuna gitme zamanı tam da. Bir saat boyunca ya ağırlık kaldırma idmanı ya yoga ya bisiklete binmeyi ya da yüzmeyi tercih ediyorum. Size her gün spor yapmanın iyi bir alışkanlık olduğunu söyleyebilirim çünkü beyninizin zinde kalmasını sağlıyor. Sporun sonunda yaklaşık 15 dakikalık sauna seansı ile kendimi ödüllendiriyorum.

Saat 8.30 ile 9.30 arasında genelde işe gidiyorum. Yolda çeşitli radyo kanallarını dinleme eğiliminde oluyorum fakat benim en sevdiklerim genellikle şu eski radyo tiyatrolarına yer verenler oluyor. Özellikle komedi konusunda bu radyo tiyatrolarının birebir olduğunu söyleyebilirim. Can sıkıntısına gerçekten çok iyi geliyorlar.

Saat sabah 10 ile 1 arasında genellikle ilk hastalarımla ilgileniyorum. Bugünkü ilk hastam Ezgi. Ezgi, şu an 25 yaşında ve onunla 8 yaşından itibaren düzenli olarak seanslarımıza devam ediyoruz. Ezgi, sosyal becerilerinin ve öfke kontrolünün zayıf olmasından oldukça şikayetçi. Küçüklüğünden beri bu zorlukların süre geldiğini söyleyebilirim. Ben burada yaklaşık 20 yıldır psikologluk yapmaktayım ve birçok hastanın hayatlarının nasıl değiştiğini gözlemleme şansım oldu. Hayatlarında dönem dönem problemler olduğunu gözlemledim. Hastalarım ve aileleri beni genellikle aile psikoloğu olarak görmektedirler. Ezgi şu an anne olmuş durumda ve dört yaşındaki kızı için benimle görüşmek istiyor. Kızı hakkında çok endişeleniyor.

Bir sonraki hastam ise Mert idi. Mert, son zamanlarda yaşadığı panik ataklardan oldukça şikayetçi görünüyor. Mert’in yoğun bir şekilde kaygılandığı dönemler oluyor. Öyle ki delireceğini ya da kalp krizi geçireceğini düşünmeye başlıyor. Onu tanıdığımız bir hemşireye yolladım. Hemşire sayesinde Mert, kaygı bozukluğunu düzeltmek için antideprasan kullanmaya başladı. Birçok kişinin sandığının aksine bu antideprasanlar Mert’in kaygı bozukluğunun düzelmesinde baya yardımcı oldu. Mert üzerinde ayrıca bilişsel davranış terapisi uygulamaya devam ediyorum. Bu sayede Mert her geçen gün daha iyiye gidiyor.

Bir sonraki hastam ise bir çiftti. Mehmet ve Binnur çiftimiz, 15 yaşındaki çocukları ile nasıl başa çıkabileceklerini bilmiyorlardı. Mehmet ve Binnur’un çocukları Nuri her gün ot içiyor ve üstelik okuldaki notları da pek iyi durumda değil. Nuri, ailesinin sözünü de pek dinlemiyor üstelik. Mehmet ve Binnur’a bir takım olarak Nuri’ye yardımcı olmalarını, tutarlı ve tahmin edilebilir olmalarını önerdim ve bunun üzerinde çalışıyoruz. Kısacası Mehmet ve Binnur çiftine, iyi bir anne baba olmak neyi gerektiriyorsa onu öğütledim.

Saat öğlen 1’i gösteriyor. Öğlen yemeği vakti geldi de geçiyor bile. Bir psikolog olarak öğlen yemeklerini pek sevmesem de eşimin ısrarı üzerine hafif bir şeyler yiyerek geçiştiriyorum genelde. Yine de itiraf etmeliyim yediğim bu hafif yiyecekler beni zinde tutmaya devam ediyor.

Öğleden sonra ilk işim bölüm yöneticimiz olan Halime Hanım ile görüşmek oldu. Kliniğin finansal durumu hakkında uzun uzun konuştuk. Bir başka ilde bulunan ofisimiz için biraz alan açmamız gerekiyordu. Bu projenin nasıl ilerlediği hakkında Halime Hanım’dan bilgi aldım. Yakın zamanda yeni bir havayolu firması ile anlaşmıştık. Bu firmadaki çalışanlara ne gibi testler ve terapiler uygulayabileceğimiz hakkında biraz konuştuk.

Halime Hanım ile görüşmemiz 2 gibi sona erdi. Bundan sonra 2 meslektaşım ile beraber hastalarımıza nasıl daha iyi hizmet verebileceğimizi konuştuk. Bugün afalladığım bir konu hakkında onların da görüşlerini almak istedim. Meslektaşlarımdan gayet iyi öneriler aldığımı söyleyebilirim. Bu klinikte çalışan herkes düzenli olarak performans değerlendirmesine tabi tutulur. Bu uygulamanın kendimizi geliştirmek için oldukça faydalı olduğunu düşünüyorum. Öğleden sonra birkaç hastamı daha kabul ettikten sonra eve dönüyorum.

Eve geliyorum ve eşim Deniz beni karşılıyor. Deniz’le konuşurken bir yandan yemek yapıyoruz. Yemek sonrasında bir kez daha gazete okuyorum ve bir yandan da en küçük kızım Sevcan ile konuşuyorum. Sevcan bana stajyer hemşire olarak çalıştığı zorlukları anlatmaya devam ediyor ve onu keyifle dinliyorum. Yaşadığı sıkıntılar konusunda bilhassa yardımcı olmaya çalışıyorum.

Derken uyku vakti geliyor. Bugün yaşadığım günün bir değerlendirmesini yapıyorum. Ardından da yarın için planlarıma bir göz atıp yastığa kafamı koyup uykuya dalıyorum. Genellikle deliksiz uyku uyusam da bazı hastaların sorunları kafama çok takılabiliyor. Hatta birkaç defa hastalarım rüyalarıma bile girdi. Bir keresinde intihara kalkışan kızı rüyamda gördüğümü hatırlıyorum.

Kaynak: iyimakale.com

Bu da Var

Kişisel Gelişim İçin Neler Yapılmalı?

Ev ortamında nasıl kendinizi geliştireceğinizi öğrenmek ister misiniz? Herkesin özel kurslara, kişisel gelişim merkezlerine gidebilme …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir